Tup Bebek Nedir? Tup Bebek Tedavi Asamalari

Tüp bebek nedir?
Tüp bebek, çeşitli nedenlerle çocuk sahibi olamayan çiftlerin bu sorununu aşmada kullanılan bir tedavi şeklidir.

Çocuk sahibi olamamak, Üreme güçlüğü, İnfertilite:
Çocuk sahibi olamamak bir suç değildir. Ancak buna bir üreme güçlüğü diyebiliriz. Üreme güçlüğü(İnfertilite), bir çiftin herhangi bir korunma yöntemi uygulamamasına rağmen bir yıl boyunca gebelik elde edememesidir.

İnfertilite toplumun yaklaşık %20 kadarını etkilemektedir. İnfertilite nedenleri her zaman kadına ait nedenler değildir, bir o kadar da erkeğe ait nedenler vardır.

Yani infertilite kadın ve erkekte eşit sıklıkta görülen, üreme sistemine ait bir sorundur.

İlk tüp bebek:
İnfertilite araştırmaları uzun yıllar önce başlamıştır. 1968'de tüpleri tıkalı bir kadına yapay tüp takılmış, fakat başarı sağlanamamıştır. Daha sonra çalışmalar vücut dışında döllenme araştırmalarına dönmüştür.

İlk kez 1973'te vücut dışında döllenme başarılabilmiştir. Fakat döllenme sonrası oluşan embriyo rahme yerleşememiş (yani "implante olamamış") ve düşükle kaybedilmiştir.

Temmuz 1978'de İngiltere'de, ilk tüp bebek olan ünlü "Louise Brown" dünyaya gelmiştir. Bu uygulamayı başaran doktorlar olarak Dr. Steptoe ve Dr. Edwards tıp tarihine isimlerini yazdırmışlardır.

Tüp bebek yöntemleri:
Tüp bebek yöntemleri olan: İn vitro fertilizasyon (IVF) ve Mikroenjeksiyon(ICSI), kadının yumurtalarının, eşinin spermleri ile laboratuar ortamında bir araya getirilerek döllenmesini sağlayan yardımcı üreme yöntemleridir.

IVF tedavisinde:
Her bir yumurtanın bulunduğu ortama ortalama 100bin sperm konarak döllenmesi beklenir. Döllenmiş yumurtalar daha sonra doğal gelişimlerine devam etmeleri için tekrar kadının rahmi içine yerleştirilirler.

Ancak gerçek ilerleme 1996'da mikroenjeksiyon (ICSI)'nun bulunması ile başarılmıştır

- ICSI yani mikroenjeksiyon ile tüp bebek uygulamalarının başarı oranı daha da artmış

- Erkeğe bağlı sperm problemlerinde önemli bir mesafe katedilmiştir. Çünkü bu yöntemde her bir yumurtaya bir sperm enjekte edilerek döllenmeye bırakılmaktadır. Erkekte sperm sayısı çok az da olsa ICSI ile gebelik mümkün hale gelmiştir.

Günümüzde tüp bebek tedavisinde genellikle mikroenjeksiyon(ICSI) kullanılmaktadır.


Kimlere tüp bebek tedavisi uygulayalım:

~ Tüp bebek öncesi tedavilerle (yumurta geliştirici ilaç tedavisi, aşılama vb.) gebelik sağlanamamış olanlar,

~ Her iki tüpü kapalı olanlar,

~ Yumurtlama bozukluğu olanlar,

~ Hormonal bozukluklar,

~ Coitus(cinsel birleşme)'un bazı nedenlerle gerçekleşemediği durumlar (vaginismus vb.),

~ Erkekte sperm sayısının normalin altında olduğu durumlar veya sayının sıfır olduğu durumlar (TESA/TESE ile sperm bulunabilir.)

~ Sperm sayısı normal fakat hareketliliğin az olduğu durumlar,

~ Sperm hücrelerinin şekil bozukluğunun fazla olduğu durumlar,

~ Erkek üreme kanalında tedavisi mümkün olmayan tıkanıklık durumlarında,

~ Tekrarlayan gebelik kayıplarında,

~ Genetik uzmanlarınca raporlanmış ailede kalıtsal hastalık varlığında tüp bebek uygulanabilir.

Tedavi Aşamaları :
Kadının yumurtalık ve rahim içi değerlendirmesi, Erkekte semen analizi (sperm sayımı) yapılır. Erkekte sperm sayısı “sıfır”(azospermi) çıkma durumunda küçük bir cerrahi işlem ile sperm elde etmek mümkün olabilmektedir. Bunun için Enjektör ile sperm arama - testiküler sperm aspirasyonu (TESA) yöntemi uygulanır, sperm bulunamazsa testis dokusundan parça alarak testis biyopsi (TESE) yöntemi uygulanır.

Kadının yumurtalarını döllenebilecek olgunluğa getirmek için, yumurta geliştirici iğneler kullanılır. Yumurtalar belli büyüklüğe geldiği zaman ameliyathane ortamında dışarı alınırlar. Aynı gün erkekten de sperm alınır ve embriyoloji laboratuarında yumurtaların içine sperm enjeksiyonu yapılarak döllenmeye bırakılırlar.

2-3-4 veya 5.günlerde embriyo transferi (döllenen yumurtaların yani embriyoların gelişimine devam etmesi için ana rahmine yerleştirilmesi) yapılır. Bizim merkezimizde özel bir durum olmadıkça 2.gün transfer olmaktadır. 12 gün sonra kanda gebelik hormonu(BHCG) bakılarak gebeliğin tutup tutmadığı anlaşılır. Laboratuarda % 70-80 embriyo oluşumu sağlanmaktadır. Ancak rahme yerleştikten sonra tutunma sağlanamazsa gebelik devam edemeyebilir. Maalesef % 100lük gebelik şansı bulunmamaktadır. Umarız ki tıbbi alandaki gelişmeler gelecekte bu kesin gebeliği de sağlayabilsin.

Doğal yolla oluşan gebelikler gibi tüp bebekte de düşük(abortus), erken doğum riski bulunmaktadır.

Embriyo dondurma ile 2.şans:
Yumurta sayısına göre oluşan embriyo sayısı değişkendir. Oluşan embriyolardan Türkiye’de en fazla 3 adet embriyo rahme yerleştirilir. İşlem sonrasında arta kalan embriyolar dondurularak saklanabilir. Bu saklanan embriyolar daha sonra hiç uyarıcı iğne kullanmadan, daha az bir masrafla direk ana rahmine yerleştirilebilir. Bu da hasta için ikinci bir şanstır.

Yasal olarak herkes tüp bebeğe başvurabilir mi?
Tıbbi olarak tüp bebeğin gerekli olduğu her çift bu tedaviyi yaptırabilir. Tedavi için resmi nikah aranmaktadır.

Resmi kurumların tüp bebek tedavi desteğinden yararlanmak için:
İnfertil çiftin bir tıp fakültesinden tüp bebek yapılabilir raporu alması gerekmektedir. Bu raporla hasta resmi kurum desteği alabilir. Bu raporu almak için aşağıdaki kriterlerin var olması gerekmektedir.

1- Kadın 23 yaşını doldurmuş, 40 yaşından gün almamış olmalıdır. Yani 39 yaşını doldurmadan tedavi olması gerekmektedir.

2- En az 3 yıllık evlilik gerekmektedir.

3- SSK-Bağkurun 5 yılı doldurmuş ve en az 900 günlük primin ödenmiş olması gerekmektedir. Memurlarda 5 yıl zorunluluğu yoktur.

4- Daha önceden yaşayan çocuğun olmaması gerekmektedir.

Bu kriterler dışındaki çiftler özel olarak tüp bebek yaptırabilirler, sağlık güvencesinden yararlanamazlar.


kaynak: www.GebelikveAnnelik.com

Hiç yorum yok: